Siyonist Yahudiler Mescid-i Aksa'yı provokatif sembollerle hedef aldı

Siyonist Yahudiler, Mescid-i Aksa'nın doğu avlusundaki taşlara "sözde Mesih" sloganını yazarak yeni bir provokasyona imza attı. Olay, Yahudi örgütlerin "Sözde Mabedin Yıkılışı" günü öncesinde Mescid-i Aksa'ya yönelik kitlesel baskın çağrıları yaptığı dönemde gerçekleşti.

22 Tem 2026 - 09:50 YAYINLANMA
Siyonist Yahudiler Mescid-i Aksa'yı provokatif sembollerle hedef aldı

Kudüs Valiliği, siyonist Yahudilerin Mescid-i Aksa'nın doğu avlusundaki taşları "sözde Mesih" sloganıyla kirlettiğini açıkladı.

Açıklamada, kullanılan sloganın, Yahudi grupların Mescid-i Aksa'nın yıkılarak yerine sözde Üçüncü Mabedin inşa edilmesi inancıyla bağlantılı sembollerden biri olduğu belirtildi.

Valilik ayrıca, sözde Mabedin Yıkılışı yıl dönümü gerekçesiyle fanatik "Mabed örgütleri"nin perşembe günü Mescid-i Aksa'ya geniş çaplı baskın düzenlenmesi çağrısında bulunduğunu duyurdu.

Son dönemde siyonist rejimin Gazze ve Lübnan'a yönelik saldırıları sırasında da "sözde Mesih" sembolünün işgal askerlerinin üniformalarında, zırhlı araçlarında ve bayraklarında kullanıldığı görülmüştü.

Mescid-i Aksa'nın statüsünü değiştirme girişimleri sürüyor

Kudüslü kaynaklara göre geçen hafta bin 489 Yahudi, işgal polisinin yoğun koruması altında Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi.

Baskınların, işgal yönetiminin Filistinli Müslümanlara yönelik giriş kısıtlamalarını artırdığı ve yerleşimcilerin Mescid-i Aksa içerisinde dini ritüeller gerçekleştirmesine daha fazla imkan tanıdığı bir dönemde gerçekleştiği belirtildi.

Nihai hedef Üçüncü Mabedin inşası

Yahudi mabed örgütleri uzun yıllardır Mescid-i Aksa'nın bulunduğu alanı "Tapınak Tepesi" olarak nitelendiriyor ve burada Hazreti Süleyman Mabedi ile İkinci Mabedin bulunduğunu iddia ediyor. Bu gruplar, mevcut İslami yapıların kaldırılarak sözde Üçüncü Mabedin inşa edilmesini açıkça savunuyor.

Bu amaç doğrultusunda söz konusu örgütler, Mescid-i Aksa'daki baskınların artırılması, Yahudi ibadetlerinin kalıcı hale getirilmesi, kurban ritüellerinin yeniden başlatılması ve tarihi/statükonun fiilen değiştirilmesi yönünde faaliyet yürütüyor.

1967'de Doğu Kudüs'ün işgalinden bu yana Mağaribe Kapısı'nın anahtarını elinde bulunduran siyonist rejim, Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya girişlerini bu kapı üzerinden sağlarken, Filistinli Müslümanların Mescid-i Aksa'ya girişine yaş, kimlik ve güvenlik gerekçeleriyle sık sık kısıtlamalar getiriyor. Bu uygulamalar, Mescid-i Aksa'nın tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik adımlar olarak değerlendiriliyor.

Yahudi grupların "Mesih" ve Üçüncü Mabet inancı

Yahudi inancında beklenen "Maşiah" (Mesih), Hristiyanlıktaki Hazreti İsa anlayışından farklı olarak henüz gelmediğine inanılan Hazreti Davud soyundan bir lider olarak kabul ediliyor. Siyonist gruplar, bu Mesih'in gelişinin ön şartlarından birinin Kudüs'te Üçüncü Mabedin inşa edilmesi olduğunu savunuyor.

Bu nedenle söz konusu gruplar, Mescid-i Aksa'nın bulunduğu Harem-i Şerif'i "Tapınak Tepesi" olarak nitelendiriyor ve burada yer alan İslami yapıların kaldırılarak sözde mabedin inşa edilmesini hedefleyen faaliyetler yürütüyor. Bu kapsamda Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınların artırılması, Yahudi ibadetlerinin burada kalıcı hale getirilmesi, kurban ritüellerinin yeniden başlatılması ve tarihi statükonun değiştirilmesi yönünde girişimlerde bulunuyorlar.

Uzmanlar, Mescid-i Aksa'da kullanılan "Mesih" sembolleri ve sloganlarının, yalnızca dini bir ifade olmadığını, fanatik mabed hareketlerinin Harem-i Şerif üzerinde egemenlik kurma ve sözde Üçüncü Mabet projesini meşrulaştırma hedeflerinin ideolojik sembolleri arasında yer aldığını belirtiyor. Bu nedenle Mescid-i Aksa'da bu tür sembollerin kullanılması, Filistinliler ve İslam dünyasında mabedin statüsünü değiştirmeye yönelik provokatif adımlar olarak değerlendiriliyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: